Derin bir nefes aldım, sabahın çiğ damlası tadını, denizin tuzunu, kokusunu içime çektim, doğan güneşin ufku kızıla boyamasını izledim ve yaşamak ne güzel şey dedim içimden.

29 Haziran 2012 Cuma

BİR SES, BİR NEFES......

Yazamıyorum kaç gündür.
Yaz rehaveti değil benimki iş yoğunluğu.
Gitsem uzaklara, çoooook uzaklara....
Özlediğim her şey yanımda yada gittiğim yerde olsa.


24 Haziran 2012 Pazar

GÜZEL BİR PAZAR SABAHI...

Haftaiçi sürekli 6-6:30 civarı kalkmaya alışık bünyem cumartesi pazar demeden aynı saatte kaldırıyor beni. Kalkıp evde kös kös oturmak olmaz deyip sahilde yürüyüş yapıyorum bende.
Bu günde yürüyüşe fotograf makinemi götürdüm, tabi Turist Ömer gibi görünmemek için kimseye çaktırmadan çekmeye çalıştım ama gören yine de "noluyo yahu" demiştir sanırım :)
Resimler sabahın erken vakti olduğu için güneşli bir görüntü çekemedim, karadeniz böyle işte güneş hemen gülümsemez insana :))

Başlangıç noktası :)
Yol uzun.....

Sevgi Barış Dostluk Köprüsü:


Romantique Cafe-Bar



Gazi Alemdar Gemisi!ni temsilen yaratılmış bir örneği, içi müze olarak dizayn edilmiş.
Gazi Alemdar Gemi'si ile ilgili merak ettikleriniz burada:


Sahil boyu kafeler: Kahverengi, Mado, Lal Cafe


Ereğli'nin meşhur martıları, biraz arsızdırlar denizden çok şehrin çatılarında dolanırlar :)


Panaromik-1


Bozhane-Çınaraltı-Balıkçı Tekneleri...


Yola devam :)


Tüm sahil şeridi boyunca bisiklet ve yürüme yolu mevcut.
Bense denizi görmek için genelde deniz tarafında yürüyorum.


Akşam turlarımızın güzel durağı Sevgi-Barış-Dostluk kafe.
Çocuklar oynarken çay içebildiğimiz ender yerlerden biri diyebilirim.


Yelken klubü, Karadeniz bölgesinin rüzgar sörfü yapılan ve eğitimi verilen tek adresi.


Çocuklar için trafik eğitim parkı.


Öğle yemekleri için adreslerimden biri Bozhane Çay Bahçesi (Kuşbaşılı Pide ve Tavla:)


Bozhaneden denize bakış...


Balıkçı Tekneleri...


Şehre bakış...


Panaromik-2


Panaromik-3


Bitişe az kaldı.


Ve yürüyüş biter :))
Yol üstünden sıcacık simit ve ekmek ile gazeteler alınır.(Dayanamayıp simitin kenarı yenir:)


Evde kahvaltı hazırlıkları başlar ve bir kahvaltı klasiği Menemen için kollar sıvanır.


Ve mutlu soooon :))

Herkese güzel bir pazar günü dilerim. Sevgiler....

17 Haziran 2012 Pazar

BABALAR GÜNÜ ve SAHİL GEZİSİ...

Bugün babalar günüydü, tüm babaların ve kalbi babalık duygusuyla atanların gününü kutluyorum bende.

Bunlarda öğleden sonra sahilde yaptığımız yürüyüşten resimler. Hava çok güzeldi. Hem güneşli hem de esintili.

Yelken klubünde bir sürü genç denize açılmıştı yelkenlilerle.

 Oğluşlarda koştu bisiklete bindi, sonundada yorgun düşüp oturdukları yerde kalakaldılar tabi :) 
Huzur varsa insanın kalbinde dünyada cennettesin demekmiş.
Doğru söze ne denirmiş :)))

Bu güzel şarkıda benden dostlara hediye olsun.

15 Haziran 2012 Cuma

13 Haziran 2012 Çarşamba

GÜZEL BİR SABAH

Üç gündür alarm çalmadan uyanıp hazırlanıp kahvaltı yaparak gidiyorum işe.
Hava 5'de aydınlanıyor, güneş vuruyor odama ceviz ağacımın dalları arasından. Şükrediyorum yağmurlardan sonra açan güneşe.
Herkesin günü güzel geçsin, huzur eksik olmasın içimizden. 










10 Haziran 2012 Pazar

BALKONUM İÇİN CİCİLER DİKTİM :)

Uzun zamandır balkon masası ve sandalyeleri için bir şeyler dikmek istiyordum, bugün planımı gerçekleştirdim. Dün tül bugün masa örtüsü maşallah bana:)

 Elimde desenini çok sevdiğim bir kumaşım vardı, kumaşı tersinden düz zemine yaydım. Üzerine dairesel kesim için ölçü almak üzere eski yuvarlak masa örtümü serdim ve dikiş payınıda düşünerek keseceğim hattı kalemle çizdim.

Çizgi boyunca keserek daireyi ortaya çıkardım. Kumaşın kenarını içeri kıvırarak iğnelerle sabitledim dikiş makinasında diktim.

Kumaş kenarları dikildikten sonra sonra örtü  bu şekilde görünüyordu.

Örtünün çok sade olmasını istemediğim için kenara kurdele dikmeye karar verdim.
Kumaşı düzüne çevirerek kenar için desene uygun aldığım kurdeleyi göz kararı aralıklarla pile vererek kumaşa iğneledim.

Sabitlediğim kurdele boyunca dikiş geçtim.

Masa örtüsü bitince saldalyelerin oturma yüzeyleri için ölçü aldım. Ölçü sırasında minderi sandalyeye sabitlemek için kullanacağım kurdele bağcıklarının yerlerinide tespit ettim.
Elimde kalan kumaş az olduğu için üste asıl desenli kumaş altada düz renkli bir başka kumaş kullandım.
Belirlediğim ölçülere dikiş payı ekleyerek alt ve üst için 2'şer parça kumaş kestim.
Kumaşların tersleri dışarı bakacak şekilde üst üste getirdim. Bağlama kurdelerini iki kumaşın arasına, aldığım ölçüye göre yerleştirdikten sonra kumaşları birbirine iğne ile sabitledim ve kenardan dikiş geçtim. Dikimde minder içini dolduracağımız kısmı dikmeden bıraktım.


Dikilip düze çevrildiğinde minder kılıfları bu şekilde görünüyordu. İçerlerine daha sert olması için pamuk doldurdum ve elimle vurarak düzelttim. Sonra da doldurmak için kullandığım kısmı dikerek kapattım.

Sonuçta ortaya böyle bir görüntü çıktı. Burada iki eksik görüyorum;
1.)Masa kenarında kullandığım tek sıra dikiş çok sade oldu, bir süre bu şekilde kullanıp düz dikiş üzerine ayrıca dekoratif dikiş geçeceğim.
2.)  Kalan kumaşım az olduğu için sandalyelerin sadece oturma yerlerine minder diktim ama sırtada minder olsaymış daha hoş olurdu sanki.
Bu eksikleride başka bir projede kapatmak üzere diyelim :) Sevgiler....