Derin bir nefes aldım, sabahın çiğ damlası tadını, denizin tuzunu, kokusunu içime çektim, doğan güneşin ufku kızıla boyamasını izledim ve yaşamak ne güzel şey dedim içimden.

21 Mayıs 2012 Pazartesi

BEN BEN BEN.....

İKİ YAŞ SENDROMU
Bilen bilir iki yaş sendromu diye bişey var. Bebeklikten çıkmamı, varlığını ispat etme çabasımı amaç ne bilmiyorum ama gerçekten başa bela bir dönem.
Benim minicik oğluşumda bugünlerde pek bir afilli yanlızlık modunda.
Kimseleri takmıyor, yapma denileni inadına yapıyor, engellendiğinde çıldırıyor.

Bu akşam üzeri yürüyüşümüzden bir kare, biz ne tarafa döndüysek tersine gitti.
Arkasından seslendik umruna olmadı. Mecbur biz onun peşinden yürüdük :)
Yakın zamanda bitsin şu nalet sendrom rahat edelim artık diyorum.
Trip trip nereye kadar canım.....
Ve bir soru biz çocukkende varmıydı bu sendromlar allah aşkına bizmi cimcimiklik yapıyoruz anlamıyorumki ?

PRATİK PATLICAN SALATASI

Neden pratik çünki sadece patlıcanları közleme aşaması var gerisi sadece karıştırma:)

2 patlıcanı alimünyum folyoya sarıyoruz. Elektrikli ocak üzerinde yada normal ocağın üzerine ızgara koyarak közlüyoruz. Direkt ateşe değecek şekilde közlemeye çalışmayın, folyo yanıyor ve patlıcanlar yanık kokuyor tecrübe edilmiştir :))

Közlenen patlıcanların, bir süre soğumasını bekleyip folyoyu açıyoruz ve kabuklarını soyuyoruz.

Patlıcanları bıçakla doğrayarak eziyoruz. Sonra bir çorba kaşığı tukaş paprika ve göz kararı sızma zeytinyağı ve tuz ekleyerek harmanlıyoruz.
Ayrıca kırmızı biber koymuyorum çünkü paprika yeterince acı.
Başka bir marka paprika kullanabilirsiniz, benim bunu seçmemin nedeni sarımsaksız olması.
İsteyenler bir iki diş ekstra sarımsakta ekleyebilir. Aslında sarımsaklı haliyle daha güzel olduğunu söylüyorlar ama dediğim gibi ben sarımsak sevmiyorum :(

Her tür yemeğe eşlik edebilecek bir meze ortaya çıkıyor.

AFİYET OLSUN......

ZEYTİNYAĞLI BİBER DOLMA

Bugünün yemeği zeytinyağlı biber dolma.
Karlar bitti yağmurlar bitmedi. Özledim yazı, güneşi ve zeytinyağlıları tabi.
Malzemeler:
1 kg biber dolma
2 orta boy soğan
2,5 su bardağı osmancık pirinç
5-6 domates
riviera zeytinyağı
tuz, baharat

Tüm malzemeleri güzelce yıkayıp hazırlıyoruz.


Soğanları yemeklik doğrayıp yarım su bardağı zeytinyağında pembeleşene kadar kavuruyoruz. Pembeleşen soğanlara 1 silme çorba kaşığı nane ve 1 tepeleme çorba kaşığı salça ekliyoruz.



İyice kavrulan malzemeye yıkayıp süzdüğümüz pirinç, tuz, karabiber, kırmızı biber ve bir çay kaşığı şeker ekleyip beraber bir süre kavuruyoruz. Bu aşamada zevke göre başka baharatlar yada kuş üzümüde katılabilir ancak kuş üzümü koyarsak ekstra şeker koymaya gerek kalmaz.


Kavrulan malzemeyi, 1 su bardağı su ekledikten sonra, altını kapatıp demlenmeye bırakıyoruz.


Biberlerin tepesini bıçak yardımı ile düzgün şekilde açıyoruz. Demlenen malzemeyi biberlerin yarısına gelecek kadar dolduruyoruz. Dikkat çok doldurursak şişen pirinçler biberden taşar ve estetik görüntüyü yok eder.


Doldurduğumuz biberlerin üstüne domates dilimleri yerleştiriyoruz.


Biberlerin yarısına gelecek kadar su ilave ederek kısık ateşte pişmeye bırakıyoruz. Bir uyarı daha harlı ateş yaparsak biberler çabuk pişer ama içlerindeki pirinç sert kalır.

Pirincin pişmesini kontrol ederek yemeğin altını kapatabiliriz. Biraz ılındıktan sonra servise hazırdır.

AFİYET OLSUN.......