Derin bir nefes aldım, sabahın çiğ damlası tadını, denizin tuzunu, kokusunu içime çektim, doğan güneşin ufku kızıla boyamasını izledim ve yaşamak ne güzel şey dedim içimden.

22 Mayıs 2012 Salı

İLK GÖZ AĞRIM TATLI OĞLUŞUM SEKİZ YAŞINA GİRDİ

Nasıl geçti yıllar ne çabuk büyüdün meleğim.
19 Mayıs sabaha karşı girdin hayatımıza seni kucağıma verdiklerinde annemi oldum ben diye ağladığımı hatırlıyorum, bir de neden bu kadar kara ve küçük diye düşündüğümü:)

Sekiz yıldır mutluluğumsun. Gülen yüzüm neşemsin.
Kardeşin olduktan sonra bebek olma hakkını ona versekte, "sen abi oldun artık" diye yönlendirsekte hala benim canımın içi, bebeğimsin. Ve biliyormusun bu benim için hep böyle kalacak.

Hayatta hep mutluluk yok biliyorum, üzüleceğin anlarda olacak, hayal kırıklıklarıyla sınanacaksın. Sana bunları yok edeceğimi, önüne hep gül yaprakları sereceğimi vaad edemem, ama hayatının her anında, bana ihtiyacın olduğunda, koşulsuz yanında olcağıma söz verebilirim.

Bana anneliği tattıran melek yavrum nice güzel yıllara, seni çok seviyorum..........

Sekiz yaşındaki halinden hatırlamanı istediklerim:
Algıları açık cin gibi bir çocuksun:)

Şimdilik sözel değil sayısal yönünün güçlü olduğunu düşünüyorum tabi bunun nedeni, okuman ilerlesin diye sürekli "oku oku" telkinlerimizden bıkmanda olabilir. Bakalım gelecek ne gösterecek.

Duygusal ve bir o kadar  inatçısın. Sana "yapmayacağım" dediğin bir şeyi zorla yaptırmanın imkanı yok. Ama şükür ki hala sihirli bir formülüm var. Seni çok seviyorum deyip sarıldığımda "tamam anne" diyebiliyorsun :)

Vuran, kıran, kavgacı bir çocuk değilsin. Hatta korkarım bu yönün ilerde birazda ezilmene sebep olabilir. Tabi ben buna izin verirmiyim? HAYIIIIIIR.

Bana göre zayıf, doktar amcana göre yaşının en ideal halisin. Ama anne yüreği yaşının 2 misli olmanı isterdim doğrusu :)

Senle ilgili anlatacak o kadar çok şey varki ama aklıma hep iyi olanlar geliyor ve biri yazımı okursa oğlunu övmüşte övmüş demesin diye burada kesiyorum meleğim.

Çekik gözlü mahçup delikanlımsın sen benim.